El Niño, 2026/27 kışı ve Türkiye’nin suyu: hidroelektrik ve su stresi için sezonsal görünüm

Türkiye bölge haritası: Kasım 2026-Mart 2027 yağış tahmininin iki baz dönemine göre sapması

Alkazar · Ekim 2026 · Yazar: Güven Fidan

Özet

  • Tropik Pasifik’te çok güçlü bir El Niño sürüyor. NOAA’nın 8 Ekim 2026 değerlendirmesine göre Niño-3.4 bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklığı anomalisi +2,1 °C; Ekim-Aralık’ta olayın, NOAA’nın göreli ölçütüne göre, 1950’den bu yana kaydedilen en güçlü seviyeye ulaşma olasılığı %83; Ocak-Mart 2027’ye kadar güçlü-çok güçlü kalma olasılığı %83’ün üzerinde.
  • Alkazar Sezonsal İklim Tahminleri’nin Ekim 2026 güncellemesi, Kasım 2026-Mart 2027 döneminde Türkiye geneli yağışı 2021-2025 ortalamasının %40 üstünde, 1991-2020 normalinin %12 üstünde ve geçen kışın (2025/26) %13 altında öngörüyor. Aylık dağılım düzgün değil: Aralık normalin biraz altında, Kasım ve Ocak-Mart üstünde. Ülke geneli sonucu hesap yöntemine karşı sağlam; bölgeler arası farklar ise yöntem belirsizliği içinde kalıyor.
  • 35 kışlık yeniden analiz serisinde El Niño ile Türkiye kış yağışı arasında anlamlı bir ilişki yok (r = +0,09; p = 0,62). Dört güçlü El Niño kışından yalnız biri belirgin yağışlı geçti; geçen kışın 35 yıllık rekoru La Niña koşullarında geldi. Bu kışın yağışlı eğilimini El Niño’ya bağlamak için geçmiş veride dayanak yok; eğilim, tahmin sisteminin El Niño dahil bütün okyanus-atmosfer durumunu birlikte hesaplamasından geliyor.
  • Sıcaklık, yanlılığı düzeltilmiş tahminde 1991-2020 normalinin 1 ile 2 °C üstünde; 2021-2025 ortalamasına göre normal civarı. Güven sınıfı Kasım-Ocak’ta düşük. Hidroelektrik için asıl sonuç yağışın miktarından çok biçimi ve zamanlaması: kar yerine yağmur, kış akışında artış, bahar-yaz akışında azalma riski.
  • Kış buharlaşma talebi yıllık toplamın %15’i; kış yağışının su bütçesine katkısı yüksek. Su stresi için asıl belirleyici dönem Nisan-Eylül’dür ve bunun için sıcaklık ile buharlaşmayı sayan endeksler (SPEI) gerekir.

1. El Niño’nun durumu

NOAA İklim Tahmin Merkezi’nin 8 Ekim 2026 tarihli değerlendirmesi “El Niño Advisory” statüsünü sürdürüyor: El Niño yerleşmiş durumda ve güçlenmeye devam ediyor. Niño-3.4 anomalisi +2,1 °C. Üç aylık ortalama anomalinin +2,5 °C’yi aşması olasılığı Eylül-Kasım için %54, Ekim-Aralık için %83, Kasım-Ocak için %70. Ocak-Mart 2027’ye kadar güçlü ya da çok güçlü kalma olasılığı %83’ün üzerinde. Sonraki değerlendirme 12 Kasım 2026’da yayımlanacak.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün 3 Eylül 2026 güncellemesi aynı tabloyu veriyor: El Niño’nun Şubat 2027’ye kadar sürme olasılığı “yaklaşık %100”; zirve yıl sonuna doğru; etkiler 2027’ye taşıyor. Aynı açıklamada iki uyarı var: bir El Niño’nun gücü tek başına herhangi bir ülkedeki etkinin şiddetini belirlemez, ve etkiler bölgeye ve mevsime göre değişir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü de bu açıklamayı 3 Eylül’de aynı uyarılarla aktardı; Türkiye’ye özgü bir etki iddiası içermiyor.

Medyadaki “Süper El Niño” ve “Mega El Niño” etiketleri resmî kategori değildir. NOAA’nın kullandığı sınıflar zayıf, orta, güçlü ve çok güçlü (+2,0 °C ve üstü); +2,5 °C ise NOAA’nın bugün kullandığı göreli endekste 1950’den bu yana kaydedilen en yüksek üç aylık değeri aşmak demektir (aşağıdaki 35 kış analizindeki klasik ONI ölçeğinde 2015/16 kışı +2,59’dur; iki ölçek birebir karşılaştırılmaz).

2. El Niño Türkiye’nin kışını belirler mi?

2.1 Literatür ne diyor

Türkiye için hakemli çalışmalar tutarlı bir tablo çiziyor. Karabörk ve Kahya (2003), El Niño yıllarında Batı Anadolu’da Nisan-Temmuz, Doğu Anadolu’da Şubat-Haziran dönemlerinde tutarlı bir “yağışlı dönem” sinyali bulmuş; kış çekirdeğinde (Aralık-Şubat) sinyal yok. Karabörk, Kahya ve Karaca (2005) 94 istasyonda Kuzey Atlantik Salınımı ile kış yağışı arasındaki ilişkiyi tamamen anlamlı, Güney Salınımı ile ilişkiyi ise daha az istasyonda ve daha zayıf bulmuş. Kahya ve Karabörk (2001) akarsu akımlarında El Niño yıllarında Susurluk’ta Nisan-Ekim, Doğu Anadolu’da Nisan-Kasım normal-üstü akım bildirmiş; bu, kış değil bahar-yaz akımı demek.

Daha geniş bölge için Mariotti, Zeng ve Lau (2002), ENSO ile Avrupa-Akdeniz yağışı arasındaki bağın mevsime göre değiştiğini, Akdeniz’de sinyalin sonbahar ve ilkbaharda toplandığını göstermiş. Orta Doğu için 2026 tarihli bir sentez (de Vries ve ark., hakem sürecinde) El Niño’nun serin mevsimde yağışı artırma eğilimini, en güçlü izin sonbaharda, kışın zayıf, ilkbaharda ılımlı olduğunu ve ilişkinin on yıllar içinde kaydığını özetliyor. Kuzey İsrail için Price ve ark. (1998) El Niño kışlarını daha yağışlı bulmuş, ama ilişki 1970’lerden sonra ortaya çıkıyor ve güçlü olay büyük anomali garantisi vermiyor.

Özet: Türkiye’nin kış yağışını büyük ölçüde Kuzey Atlantik ve Arktik salınımları belirler; El Niño’nun izi sonbahar ve ilkbaharda, zayıf ve değişken.

2.2 35 kışlık kendi analizimiz

Literatürü kendi verimizle sınadık. 1991/92’den 2025/26’ya 35 kış için Türkiye kara alanı ortalaması Kasım-Mart yağışını (10 km çözünürlüklü yeniden analiz verisi, 1991-2020 normaline göre sapma) NOAA’nın Kasım-Ocak ONI değeriyle karşılaştırdık.

Ölçü Değer
Pearson r (Kasım-Mart yağış sapması, ONI) +0,09 (p = 0,62; %95 güven aralığı -0,25 ile +0,41)
Spearman ρ +0,11 (p = 0,54)
El Niño kışları (ONI ≥ 0,5; n = 12), ortalama sapma +%2,4
La Niña kışları (ONI ≤ -0,5; n = 14) -%3,7
Nötr kışlar (n = 9) -%3,1
Güçlü El Niño kışları (ONI ≥ 1,5; n = 4) -%3,7 (1997/98 -%3,7; 2009/10 +%26,4; 2015/16 -%7,5; 2023/24 -%30,1)
Sonbahar (Ekim-Aralık) için r +0,17 (p = 0,34)
Doğu Türkiye (35°D doğusu) Kasım-Mart için r +0,22 (p = 0,20)
ONI = +2,3 için doğrusal kestirim (varsayım; +2,6 için +%2,5) +%2 (%90 öngörü aralığı: -%35 ile +%39)

En yağışlı beş kış: 2025/26 (+%29, ONI -0,60; 2018/19 ile 0,2 puan farkla), 2018/19 (+%29), 2009/10 (+%26), 2001/02 (+%26), 2014/15 (+%21). En kurak beş kış: 2022/23 (-%58), 2000/01 (-%37), 2013/14 (-%30), 2023/24 (-%30), 2006/07 (-%27).

35 kış için Türkiye Kasım-Mart yağış sapması ve ONI. Renk El Niño, La Niña ve nötr kışları ayırır
Görsel 1. 35 kış için Türkiye Kasım-Mart yağış sapması ve ONI. Renk El Niño, La Niña ve nötr kışları ayırır; kesikli çizgi 2026/27 için varsayılan ONI düzeyi.

Sonuç: ilişki istatistiksel olarak sıfırdan ayırt edilemiyor; sonbahar ve doğu için işaret literatürle aynı yönde (pozitif) ama anlamlı değil. Dört güçlü El Niño kışının biri çok yağışlı (2009/10), biri çok kurak (2023/24), ikisi normal civarı ya da biraz altında (1997/98, 2015/16) geçmiş. Geçen kış (35 kışın en yağışlısı; 2018/19 ile 0,2 puan farkla) zayıf La Niña koşullarında geldi. “El Niño geliyor, kış yağışlı olacak” cümlesi Türkiye verisiyle kurulamıyor; ama 35 kışlık örneklem orta düzeyde bir bağı da dışlayamıyor (güven aralığı yukarıda).

Bu, El Niño’nun hiçbir rolü olmadığı anlamına gelmez. Sezonsal tahmin sistemleri okyanusu ve atmosferi birlikte çözer; El Niño o çözümün içindedir. Ama Türkiye için çıkan yağış eğilimi, El Niño’dan türetilmiş bir kural değil, Atlantik, Akdeniz ve Hint Okyanusu dahil bütün durumun hesabıdır. Ekim tahmininin normalin belirgin üstünde olması literatürdeki zayıf sonbahar sinyaliyle uyumlu olabilir; kış için aynı şey söylenemez.

3. Geçen su yılı ve “neye göre” sorunu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün alansal yağış verisine göre 2026 su yılının ilk 11 ayı (1 Ekim 2025-31 Ağustos 2026) Türkiye genelinde 709,2 mm yağış aldı: normal 548,5 mm (+%29), bir önceki yılın aynı dönemi 401,1 mm (+%77). Bu, 66 yıllık kayıtların en yükseği. Aylık seyir dengesiz: Kasım 2025 normalin %43, Aralık %21 altında; Ocak 2026 %49, Şubat %129, Mart %33 üstünde. Şubat 2026 kayıtlardaki en yağışlı Şubat oldu. 2025 takvim yılı ise 1964’ten bu yana en kurak yıldı.

Bu salınım, sezonsal tahminleri okurken en sık yapılan hatayı görünür kılıyor: baz dönemi. Alkazar Sezonsal İklim Tahminleri’nin ızgara haritalarında varsayılan baz, son beş yılın (2021-2025) aynı takvim ayı yeniden analiz ortalamasıdır; bu baz 2025 kuraklığını içeriyor ama rekor 2026 kışını içermiyor (ilçe tablomuzda Ocak-Mart bazına 2026 da giriyor; düzeltme sürüyor). Yeniden analiz verisine göre 2021-2025 Kasım-Mart ortalaması, 1991-2020 normalinin %20 altında (Şubat’ta %37 altında). Sıcaklıkta ise 2021-2025 ortalaması normalden 1,4 °C sıcak. Dolayısıyla “son beş yıla göre +%40” ile “normale göre +%12” aynı tahmindir; yanlılığı düzeltilmiş sıcaklıkta da “son beş yıla göre +0,2 °C” ile “normale göre +1,6 °C” aynı tahmindir (bkz. §5). Aşağıdaki tüm tablolarda iki baz ayrı sütunlarda verilmiştir.

4. 2026/27 kış tahmini: yağış

Tahmin: Alkazar Sezonsal İklim Tahminleri, Ekim 2026 güncellemesi (1 Ekim başlangıçlı), geçerlilik Kasım 2026-Mart 2027. Türkiye ortalaması, kara hücreleri üzerinde enlem ağırlıklı; yüzdeler toplamların oranıdır (yüzdelerin ortalaması değil) ve yuvarlanmamış değerlerden hesaplanmıştır.

Ay 1991-2020 normali (mm) 2021-2025 ort. (mm) Geçen kış 2025/26 (mm) Tahmin 2026/27 (mm) Tahmin / 2021-2025 Tahmin / normal Tahmin / geçen kış Orta/yüksek güven sınıfındaki alan payı*
Kasım 63 50 38 77 +%56 +%22 +%104 %20
Aralık 81 62 77 76 +%22 -%7 -%1 %72
Ocak 82 65 125 93 +%44 +%14 -%26 %60
Şubat 73 46 151 89 +%94 +%22 -%41 %10
Mart 81 82 102 92 +%12 +%14 -%9 %16
Kasım-Mart 380 304 492 427 +%40 +%12 -%13

*Güven sınıfı, geçmiş tahmin denemelerinin gözlemle uyumuna dayanır; “orta” zayıf, “yüksek” ılımlı beceri demektir. Bütün mm değerleri yeniden analiz ölçeğindedir ve resmî istasyon istatistiklerinden belirgin farklıdır (Kasım-Mart normali yeniden analizde 380 mm, resmî alansal veride 325 mm; geçen kış 492 mm ve 415 mm); yüzdeler daha yakındır (örneğin Şubat 2026 yeniden analizde normalin %108, resmî veride %129 üstünde). Mutlak mm değerlerini resmî rakamlarla karşılaştırmayın.

Türkiye ortalaması aylık yağış: normal, son beş yıl, geçen kış ve tahmin.
Görsel 2. Türkiye ortalaması aylık yağış: normal, son beş yıl, geçen kış ve tahmin.

Okuma: Kasım’da güçlü yağışlı sinyal; Aralık normal civarı (hatta biraz altı); Ocak-Mart normalin üstünde. Şubat’taki “+%94” rakamı büyük ölçüde çok kurak Şubat bazından (2021-2025 Şubat ortalaması normalin %37 altı) kaynaklanır; normale göre artış %22 ve bu ayda güven sınıfı düşük. Geçmiş tahmin denemelerinde orta/yüksek güven sınıfına giren alan payı Aralık ve Ocak’ta en yüksek (%60-72); yine de bu aylar 3-4 ay ötesidir ve yağış becerisi sınırlıdır.

4.1 Bölgeler

Bölge değerleri, tahminin çözünürlüğü nedeniyle hesap yöntemine duyarlıdır. Tahmin sistemi yaklaşık 100 km (1 derece) ölçeğinde bilgi taşır; 10 km’lik ızgaraya aktarım bu bilgiyi yerel iklime dağıtır. Aktarım yöntemi değiştiğinde ülke ortalaması %12 ile %13 arasında kalıyor (sağlam), ama bölge sıralaması değişiyor. Bu yüzden aşağıdaki tabloda tek bir yöntemi “doğru” ilan etmiyor, her bölge için üç farklı aktarım yönteminin verdiği aralığı gösteriyoruz.

Bölge Tahmin / 2021-2025 (üç yöntemin aralığı) Tahmin / 1991-2020 normali (üç yöntemin aralığı)
Marmara +%31 ile +%33 +%10 ile +%12
Ege +%33 ile +%40 +%3 ile +%8
Akdeniz +%42 ile +%50 +%1 ile +%7
İç Anadolu +%38 ile +%43 +%12 ile +%15
Karadeniz +%32 ile +%41 +%14 ile +%22
Doğu Anadolu +%38 ile +%40 +%15 ile +%17
Güneydoğu Anadolu +%48 ile +%56 +%10 ile +%16
Türkiye +%40 ile +%41 +%12 ile +%13

Not: §4’teki ülke geneli aylık tablo tahminin yayımlanan ızgara değerlerine dayanır; ülke toplamında bütün aktarım yöntemleri hemen hemen aynı sonucu verir (+%40 ile +%41; +%12 ile +%13).

Bölgelere göre Kasım 2026-Mart 2027 toplam yağış tahmini; solda 2021-2025 ortalamasına, sağda 1991-2020 normaline göre sapma
Görsel 3. Bölgelere göre Kasım 2026-Mart 2027 toplam yağış tahmini; solda 2021-2025 ortalamasına, sağda 1991-2020 normaline göre sapma; her bölgede üç hesap yönteminin aralığı.

Okuma: bütün yöntemlerde ülkenin büyük bölümü normalin üstünde; bölge değerleri normale göre yaklaşık %1 ile %22 arasında. Bölgesel farklar bu tahminin çözünürlüğünde güvenilir değil: hangi bölgenin daha yağışlı olacağı sorusunu bu tahmin ayırmıyor, “ülkenin genelinde normalin biraz üstü” diyor. Havza ölçeğinde (Kızılırmak, Fırat, Çoruh, Doğu Karadeniz kıyısı gibi) sayı vermiyoruz; o ölçekte yöntemler işaret bile değiştirebiliyor. Kıyı illerinde 10 km’lik normal kabadır; bu iller için resmî Meteoroloji Genel Müdürlüğü normali esas alınmalıdır.

4.2 Ekim ayı

Ekim 2026 güncellemenin ilk ayıdır ve en yüksek beceriye sahiptir. Türkiye alan ortalamasında Ekim tahmini 1991-2020 normalinin yaklaşık %60 üstündeydi; artış güney ve doğuda yoğun (Güneydoğu, Doğu Anadolu, Akdeniz), Karadeniz ve Marmara’da ise normal civarı ya da altında bir Ekim bekleniyordu. Resmî Ekim değerlendirmesi Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından ay sonunda yayımlanacak.

5. Sıcaklık ve kar

Tahmin sisteminin ham sıcaklık çıktısı (canlı haritalarımızda son beş yıla göre -1,0 °C) bu bölgede kışın bilinen bir soğuk yanlılık taşır; geçmiş tahmin denemelerinden öğrenilen bu yanlılık (Aralık-Mart’ta alan ortalaması 1,1 ile 1,7 °C) çıkarıldığında Türkiye ortalaması şöyle:

Ay 1991-2020 normaline göre (°C) 2021-2025 ortalamasına göre (°C)
Kasım +0,9 -1,2
Aralık +1,4 -0,7
Ocak +2,1 +0,1
Şubat +2,3 +1,7
Mart +1,3 +1,0
Kasım-Mart +1,6 +0,2
Aylık sıcaklık sapması, yanlılığı düzeltilmiş tahmin, iki baz dönemine göre.
Görsel 4. Aylık sıcaklık sapması, yanlılığı düzeltilmiş tahmin, iki baz dönemine göre.

Üç şerh. Birincisi, sıcaklıkta güven sınıfı Kasım-Ocak’ta kara hücrelerinin %75-96’sında “düşük”; Şubat’ta orta/yüksek sınıftaki pay %55. İkincisi, 2021-2025 bazı normalden 1,4 °C sıcak olduğu için “son beş yıla göre serin” ifadesi tek başına yanıltır; normale göre ılık bir kış bekleniyor. Üçüncüsü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 5 Ekim tarihli mevsimlik tahmini de Kasım için çoğu bölgede normalin 0,5-2 °C üstünü veriyor; iki kaynak aynı yönde. Bölgesel sıcaklık farkları, yağışta olduğu gibi, yöntem belirsizliği (yaklaşık ±0,5 °C) içinde kaldığı için bölge bazında sıcaklık sayısı vermiyoruz.

Hidroelektrik için önemli olan sıcaklığın kendisi değil, kar çizgisidir. Normalin 1-2 °C üstünde bir kış, yüksek kesimlerde kar olarak birikecek yağışın bir kısmını yağmura çevirir ve erimeyi öne alır. Doğu Anadolu’nun Fırat, Dicle, Aras ve Çoruh havzalarında 15 akım istasyonunu inceleyen Yücel, Güventürk ve Şen (2015), sıcaklıkta yaklaşık 1,3 °C artışla akım zamanlamasının yaklaşık dokuz gün erkene kaydığını (15 istasyonun 8’inde anlamlı) ölçmüş; Fırat yukarı havzasında yüzyıl sonu için kar su eşdeğerinde %30-39 azalma öngören çalışmalar var (Peker ve Sorman, 2021). Bu kış için senaryo: kış akışında artış, bahar zirvesinde erkene kayma ve küçülme, yaz başı akımında azalma. Rezervuarlı santraller için kış üretim fırsatı; nehir tipi santraller için bahar-yaz riski.

6. Buharlaşma ve kuraklık endeksleri

Yeniden analiz verisine göre Türkiye’de yıllık buharlaşma talebinin (potansiyel buharlaşma) yalnızca %15’i Kasım-Mart’a düşer; aynı beş ay yıllık yağışın %54’ünü taşır. Aralık ve Ocak’ta yağış, buharlaşma talebini ortalama 30 mm aşar. Bu, kış yağışının su bütçesine katkısının neden yüksek olduğunu açıklar: kışın düşen su büyük ölçüde toprağa, kara, akarsuya ve rezervuara gider.

Tahmin ürünündeki buharlaşma talebi yalnız sıcaklığa dayalı basit bir formülle hesaplanır ve kışın çok küçük değerler verir (Aralık-Şubat’ta hücrelerin üçte biri ile yarısından fazlasında 5 mm’nin altında); bu yüzden yüzdeler kolayca yanıltır. Bu ölçüyle Kasım-Mart toplamındaki sapma son beş yıla (2021-2025) göre yaklaşık -%3’tür ve karar girdisi olarak kullanılmamalıdır; kış için buharlaşma anomalisi yerine mm cinsinden yağış ve kar izlenmelidir.

Kuraklık endeksleri konusunda üç not:

  • SPI (Standart Yağış İndeksi) yalnız yağışa bakar. 3 aylık penceresi (SPI-3) meteorolojik kuraklığı, 6 ve 12 aylık pencereler (SPI-6, SPI-12) tarımsal ve hidrolojik kuraklığı izler. Rezervuar ve yeraltı suyu için uzun pencereler anlamlıdır. Ekim güncellemesinde kış ayları için SPI-3, son beş yıla göre belirgin biçimde ıslak taraftadır; bu, yukarıdaki yağış tablosunun endeks diliyle ifadesidir.
  • SPEI (Standart Yağış-Buharlaşma İndeksi) yağıştan buharlaşma talebini düşer; yani sıcaklığı sayar. Kışın iki endeks neredeyse aynı şeyi söyler (buharlaşma küçük). Fark Nisan-Eylül’de açılır: aynı yağışla daha sıcak bir yaz SPEI’de daha kurak görünür. Su stresi ve HES için doğru ölçü budur.
  • Uzun pencereli endeksler geçen kışın rekorunu hâlâ içeriyor: resmî veriye göre su yılının ilk 11 ayında (Ekim 2025-Ağustos 2026) yağış normalin %29 üstündeydi; bu yüzden 12 aylık endekslerin bu sonbahar ıslak tarafta olması beklenir. Hidrolojik kuraklık riski bu kış için düşük; asıl soru 2027 yazı ve sonrasıdır.

7. Hidroelektrik ve su yönetimi için çıkarımlar

Bağlam: 2025’te hidroelektrik üretimi 57,2 TWh ile bir önceki yılın (73,1 TWh) %22 altında kaldı; payı %16’ya indi, açığı doğal gaz kapattı. 2026’da tablo tersine döndü: Şubat’ta hidroelektrik %30 payla ilk sıraya çıktı, Nisan ve Mayıs aylık rekor kırdı (11,7 milyar kWh), Ocak-Ağustos üretimi 74,4 TWh ile toplamın %31’ine ulaştı. Ama fazla suyun bedeli de oldu: ikinci çeyrekte ortalama piyasa takas fiyatı yıllık bazda %61 düştü, Mayıs’ta bazı öğle saatlerinde sıfıra indi ve sektör temsilcilerine göre dört ayda yaklaşık 7 TWh üretim potansiyeli taşıyan su üretim yapılmadan bırakıldı. Uzun vadede ise Atatürk, Karakaya ve Keban’ın yıllık ortalama üretimi 1996-2005’teki 21,3 TWh’den son on yılda 15,1 TWh’e (-%29) geriledi; Ember’e göre tüm HES filosunda kuraklığa bağlı yıllık dalgalanma 20 TWh’i aşabiliyor.

Bu kış için çıkarımlar:

  1. Miktar: normalin biraz üstü, geçen yılın altı. Rezervuar işletme ve üretim planında “2026 tekrarı” varsayımı kullanılmamalı. Beklenti Kasım-Mart toplamında normalin %12 üstü; aylık dağılımda Aralık normal civarı.
  2. Zamanlama: kış akışı yukarı, bahar zirvesi erkene. Ilık kış senaryosunda rezervuarlı santraller kış üretimini öne çekebilir; nehir tipi santraller Mart-Haziran taahhütlerinde ihtiyat payı bırakmalı. Kar gözlemi (kar su eşdeğeri) Şubat-Mart’ta izlenmeli.
  3. Havza farkı belirsiz. Ülke ortalaması normalin biraz üstü; havza ölçeğindeki farkları bu tahmin güvenilir biçimde ayırmıyor. Portföy kararı havzanın kendi akım ve kar verisiyle verilmeli.
  4. Fazla su senaryosu piyasa riski taşır. 2026 baharı gösterdi: sıfır fiyat saatleri ve zorunlu su bırakma, yağışlı yılın kazancını eritebilir. Ocak-Mart’ta normal-üstü akış ve yüksek rezervuar birleşirse, sulama takvimi ve piyasa pozisyonu birlikte planlanmalı.
  5. Tahmini aylık yenileyin ve yakın aya ağırlık verin. Yağış için 3-6 ay ötesinin becerisi sınırlıdır. Kasım güncellemesi Aralık-Nisan’ı, Aralık güncellemesi Ocak-Mayıs’ı yenileyecek. Planın da aynı ritimde yenilenmesi gerekir.

8. Belirsizlik ve kullanım kuralları

  • Tahmin, çok üyeli bir tahmin topluluğunun ortalamasıdır; tek bir kışın gerçekleşmesini değil, olası kışların merkezini gösterir. Gerçekleşen kış bu merkezden belirgin sapabilir.
  • Yağış için beceri ilk 1-2 ayda en yüksek, 3-6 ay ötede sınırlıdır; bu güncellemede Kasım’da bile orta/yüksek güven sınıfındaki alan payı %20’de kalıyor. Kararlar her ay yenilenen tahminle, en yakın ay ağırlıklı verilmeli; Şubat-Mart için aralık geniş tutulmalıdır.
  • Sıcaklıkta güven sınıfı bu güncellemede Kasım-Ocak için düşüktür; yön (normalin üstü) iki bağımsız kaynakta aynıdır, büyüklük belirsizdir.
  • Ülke ortalaması hesap yöntemine karşı sağlamdır; bölge ve havza farkları değildir. Alt-ulusal sayılar eğilim olarak okunmalı, kıyı illerinde resmî normaller esas alınmalıdır.
  • Baz dönemi her sayıda belirtilmiştir; “son beş yıla göre” ve “1991-2020 normaline göre” ifadeleri karıştırılmamalıdır.
  • Geçmiş değerler yeniden analiz verisidir; resmî istasyon istatistikleri için yetkili kaynak Meteoroloji Genel Müdürlüğü’dür. Uyarı ve resmî tahmin için de öyle.
  • Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir; havza ve tesis ölçeğinde karar için yerel veriyle (akım, kar, rezervuar) birlikte değerlendirilmelidir.

9. Yöntem notu

Tahminler, çok üyeli küresel bir sezonsal tahmin sisteminin aylık çıktılarına dayanır. Her değişken için geçmiş tahmin denemeleri ile yeniden analiz verisi karşılaştırılarak istatistiksel yanlılık düzeltmesi uygulanır; sonuç 10 km’lik ızgaraya ara değerlemeyle aktarılır (tahminin etkin çözünürlüğü yaklaşık 100 km) ve ilçe düzeyinde toplulaştırılır. Anomaliler iki baza göre verilir: son beş yılın (2021-2025) aynı takvim ayı yeniden analiz ortalaması ve 1991-2020 normali. Türkiye ortalamaları kara hücreleri üzerinde enlem ağırlıklıdır; yağış yüzdeleri toplamların oranıdır. Bölge değerleri için üç aktarım yöntemi karşılaştırılmış ve sonuç aralık olarak verilmiştir. ENSO analizinde 35 kış için Türkiye ortalaması Kasım-Mart yağışı, NOAA’nın Kasım-Ocak ONI değeriyle doğrusal ve sıra korelasyonu ile karşılaştırılmıştır; kompozitler ONI ≥ 0,5 (El Niño), ≤ -0,5 (La Niña) eşikleriyle tanımlanmıştır. Her sayının yeniden hesaplanabilir kaydı tutulmuştur.

Kaynaklar

  • NOAA Climate Prediction Center, ENSO Diagnostic Discussion, 8 Ekim 2026; Oceanic Niño Index (ONI) tablosu.
  • Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), “El Niño set to become very strong, raising risks of extreme weather into 2027”, 3 Eylül 2026; Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün aynı tarihli aktarımı.
  • Meteoroloji Genel Müdürlüğü: alansal yağış raporları (2026 su yılı), aylık sıcaklık ve yağış değerlendirmeleri (Kasım 2025-Mart 2026), mevsimlik tahmin (5 Ekim 2026 güncellemesi).
  • Karabörk, M. Ç., Kahya, E. (2003). The teleconnections between the extreme phases of the Southern Oscillation and precipitation patterns over Turkey. International Journal of Climatology, 23, 1607-1625.
  • Karabörk, M. Ç., Kahya, E., Karaca, M. (2005). The influences of the Southern and North Atlantic Oscillations on climatic surface variables in Turkey. Hydrological Processes, 19, 1185-1211.
  • Kahya, E., Karabörk, M. Ç. (2001). The analysis of El Niño and La Niña signals in streamflows of Turkey. International Journal of Climatology, 21, 1231-1250.
  • Mariotti, A., Zeng, N., Lau, K.-M. (2002). Euro-Mediterranean rainfall and ENSO: a seasonally varying relationship. Geophysical Research Letters, 29.
  • Price, C., Stone, L., Huppert, A., Rajagopalan, B., Alpert, P. (1998). A possible link between El Niño and precipitation in Israel. Geophysical Research Letters, 25.
  • de Vries, A. J. ve ark. (2026). ENSO and cool-season precipitation in the Middle East (hakem sürecinde ön baskı).
  • Yücel, İ., Güventürk, A., Şen, Ö. L. (2015). Climate change impacts on snowmelt runoff for mountainous transboundary basins in eastern Turkey. International Journal of Climatology, 35, 215-228.
  • Peker, İ. B., Sorman, A. A. (2021). Application of SWAT using snow data and detecting climate change impacts in the mountainous eastern regions of Turkey. Water, 13.
  • Ember, Türkiye Electricity Review 2026 (hidroelektrik bölümü); EPDK ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı üretim verilerini aktaran sektör raporları (2025-2026); HESİAD açıklamaları.
  • İSKİ, ASKİ, İZSU baraj doluluk verileri (7-8 Ekim 2026, basın aktarımı); DSİ aktif doluluk verisi (22 Haziran 2026).
  • Alkazar Sezonsal İklim Tahminleri, Ekim 2026 güncellemesi; 35 kışlık ENSO analizi (Alkazar, Ekim 2026).
Havzanıza özel aylık sezonsal görünüm için bize yazın: info@alkazar.com.tr

Bu konudaki diğer yazılar

Bu konudaki tüm yazılar:

Teklif Alın

Get a quote

Alkazar Technology
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.