Bu yazı ilk olarak iklimriskleri.com’da yayımlanmış, Temmuz 2026’da güncellenerek taşınmıştır.
📌 Kurumsal çözüm: TSRS 2 için fiziksel iklim riski verisi, senaryo analizi ve rapor-hazır çıktılar: TSRS İklim Riski Raporlaması hizmet sayfamız.
Fiziksel iklim riskleri (seller, aşırı sıcaklık dalgaları, fırtınalar ve uzun vadeli iklim kaymaları) şirket varlıklarına doğrudan zarar verebiliyor, tedarik zincirlerini aksatıp finansal performansı etkileyebiliyor. Bu risklerin nasıl raporlanacağını Türkiye’de Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), küresel tarafta ise IFRS S2 ve Omnibus sonrası CSRD belirliyor. Bu yazı üç çerçeveyi tek bakışta karşılaştırıyor.
30 saniyede özet
- TSRS 29 Aralık 2023’te yayımlandı, 1 Ocak 2024’te yürürlüğe girdi; TSRS 2 fiziksel iklim risklerinin (akut/kronik) açıklanmasını şart koşuyor.
- KGK, 16 Ocak 2026’da raporlama eşiklerini iki katına çıkardı; bankalar büyüklüklerine bakılmaksızın kapsamda.
- İlk TSRS raporları (2024 dönemi) 2025’te yayımlandı; güvence denetimi ilk raporlama yılından itibaren zorunlu ve sınırlı güvenceyle başlıyor.
- Omnibus I (18 Mart 2026), CSRD kapsamını 1.000’den fazla çalışan ve 450 milyon Euro üzeri ciroya daralttı; birçok Türk şirketi için referans yeniden TSRS.
- TSRS, ISSB’nin IFRS S1/S2 standartlarını esas aldığı için küresel piyasalarda da geçerli bir raporlama omurgası sunuyor.
TSRS’nin fiziksel iklim riski yaklaşımı
29 Aralık 2023’te yayımlanıp 1 Ocak 2024 itibarıyla yürürlüğe giren TSRS, KGK’nın Kurul Kararında sayılan kuruluş kategorileri (Borsa’da işlem gören ortaklıklar ve diğer SPK’ya tabi kurumlar, BDDK’ya tabi banka dışı mali kuruluşlar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, Borsa İstanbul piyasa kuruluşları) için, büyüklük eşiklerini art arda iki dönemde aşmaları hâlinde iklimle ilgili finansal açıklamaları zorunlu kılıyor; bankalar eşiğe bakılmaksızın kapsamda, diğer şirketler için uygulama gönüllü. İkinci standart olan TSRS 2: İklimle İlgili Açıklamalar; şirketlerin sel, fırtına, kuraklık gibi fiziksel risklere kısa, orta ve uzun vadeli maruziyetini değerlendirmesini istiyor. TSRS 2’de sera gazı emisyonlarının açıklanmasına ilişkin değişiklikler 28 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı; 1 Ocak 2027 ve sonrasında başlayan raporlama dönemlerinde uygulanacak, erken uygulamaya izin veriliyor. KGK’nın yayımladığı TSRS 2 sektör bazlı uygulama rehberi ise 68 sektör cildinde açıklama ve metriklere dair öneriler getiriyor (ek hüküm getirmez); böylece her sektör kendine özgü fiziksel riskleri nasıl ölçüp raporlayacağını görebiliyor.
Eşik değerler 2026 başında yeniden belirlendi. KGK’nın 16 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla eşikler iki katına çıkarıldı: 1 Ocak 2025 ve sonrası hesap dönemleri için, zorunlu kapsamdaki kategorilerde yer alan kuruluşlar aşağıdaki ölçütlerden en az ikisini art arda iki hesap döneminde aşarsa kapsamda. Kritik istisna: bankalar, büyüklüklerine bakılmaksızın TSRS kapsamında kalmaya devam ediyor. Kapsam daha önce 18 Aralık 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Kurul Kararıyla daraltılmıştı: halka arz etmeksizin pay dışı sermaye piyasası aracı ihraç eden şirketler ile Yakın İzleme ve Girişim Sermayesi Pazarı ortaklıkları zorunlu kapsam dışına çıktı, payları Borsa’da işlem görmeyen küçük bankalar ve banka dışı mali kuruluşlar için ilk iki raporlama döneminde raporlama isteğe bağlı oldu; portföy yönetim şirketleri de 14 Ağustos 2025 tarihli Kurul Kararıyla zorunlu kapsamdan çıkarıldı.
| Ölçüt | Önceki eşik | 16 Ocak 2026 sonrası |
|---|---|---|
| Aktif toplam | 500 milyon TL | 1 milyar TL |
| Yıllık net satış hasılatı | 1 milyar TL | 2 milyar TL |
| Çalışan sayısı | 250 | 500 |
Kapsama girip girmediğini yeniden hesaplayan şirketlerin, 2025 ve 2026 raporlama planlarını bu yeni eşiklere göre güncellemesi gerekiyor.
İlk raporlar yayımlandı, güvence dönemi başladı
TSRS artık kâğıt üzerinde bir çerçeve değil. İlk TSRS raporları, 2024 dönemi için, 2025’te yayımlandı ve KGK’nın sürdürülebilirlik raporları sayfasında kamuya açık. İlk uygulama yılındaki esneklikler (karşılaştırmalı bilgi sunma muafiyeti ve ilk iki yıl Kapsam 3 emisyonlarını açıklamama imkânı) raporlama sistemlerinin kademeli kurulmasına alan açtı.
Güvence tarafında kural baştan net: KGK’nın 5 Eylül 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla TSRS raporları düzenlendikleri ilk yıldan itibaren güvence denetimine tabi ve denetimler sınırlı güvence ile başlıyor. KGK tarafından yetkilendirilen sürdürülebilirlik denetçileri eliyle, 17 Ocak 2025 tarihli Sürdürülebilirlik Denetimi Yönetmeliği çerçevesinde yürüyen bu yerel validasyon mekanizması, raporlanan fiziksel iklim riski verilerinin doğruluğunu ve raporların kredibilitesini güçlendiriyor.
Küresel çerçeve: TCFD, IFRS S2 ve Omnibus sonrası CSRD
TCFD, iklim risklerini fiziksel ve geçiş riskleri olarak ikiye ayırır; fiziksel riskleri de akut (kasırga, sel, aşırı fırtına) ve kronik (ortalama sıcaklık artışı, deniz seviyesinin yükselmesi, yağış rejimlerindeki kalıcı değişimler) olarak tanımlar. Öne çıkardığı metodoloji senaryo analizi: şirket stratejisinin farklı iklim senaryoları altında ne kadar dayanıklı olduğunun raporlanması.
2023’te ISSB’nin yayımladığı IFRS S2: İklimle İlgili Açıklamalar, TCFD önerilerini küresel standarda dönüştürdü ve dört temel unsuru (Yönetişim, Strateji, Risk Yönetimi, Metrikler ve Hedefler) bünyesine aldı. Yaklaşım finansal materyalite odaklıdır: iklim risklerinin nakit akışları, varlık değerleri ve kârlılık üzerindeki etkisine bakılır. Örneğin bir şirket; kritik tesislerinin sel veya aşırı sıcaklık riskine maruziyetini ve iş planının 2°C veya 4°C’lik ısınma senaryosunda nasıl etkileneceğini açıklamalıdır. ISSB standartlarını esas alan TSRS de bu yatırımcı perspektifli görünümü Türkiye’ye taşır.
Avrupa cephesi ise 2026’da yeniden çizildi. Omnibus I Direktifi (EU) 2026/470, 18 Mart 2026’da yürürlüğe girdi: CSRD artık yalnızca 1.000’den fazla çalışanı ve 450 milyon Euro üzeri cirosu olan şirketleri kapsıyor; borsaya kote KOBİ’ler kapsam dışına çıktı. Yeni kapsam 2027 mali yılından itibaren işleyecek (ilk raporlar 2028’de); Türkiye merkezli gruplar için eşik AB’de 450 milyon Euro ciro (ve 200 milyon Euro üzeri iştirak/şube cirosu), ilk raporlama 2028 mali yılı için 2029’da.
İçerikte de sadeleşme var: Avrupa Komisyonu revize ESRS’yi 3 Temmuz 2026’da kabul etti; revize standartlar zorunlu veri noktalarını yüzde 60’ın, toplam veri noktalarını yüzde 70’in üzerinde azaltıyor ve Avrupa Parlamentosu ile Konsey’in iki aylık (iki ay daha uzatılabilen) inceleme süresi tamamlanınca uygulanacak. Sektörel ESRS iptal edildi ve makul güvence hedefi kaldırılarak sınırlı güvence kalıcı hale geldi. Türk ihracatçıları için değer zinciri baskısı ise bitmedi: Komisyon aynı gün CSRD kapsamı dışındaki küçük şirketler için gönüllü raporlama standardını da kabul etti; CSRD kapsamındaki şirketler değer zinciri ortaklarından bu standardın kapsadığından fazlasını isteyemez. AB’li müşteriler, 1.000 çalışan altındaki tedarikçilerinden en fazla VSME (gönüllü KOBİ standardı) düzeyinde veri isteyebilecek; iklim riski metrikleri bu çekirdek setin içinde.
Tek tabloda: TSRS, IFRS S2 ve CSRD
| Boyut | TSRS | IFRS S2 (ISSB) | CSRD / ESRS (Omnibus sonrası) |
|---|---|---|---|
| Kapsam (Eylül 2026) | Kurul Kararında sayılan kategoriler (Borsa’da işlem gören ortaklıklar ve diğer SPK’ya tabi kurumlar, BDDK’ya tabi banka dışı mali kuruluşlar, sigorta/reasürans/emeklilik şirketleri, Borsa İstanbul piyasa kuruluşları); aktif 1 milyar TL / net satış 2 milyar TL / 500 çalışan ölçütlerinden ikisi, art arda iki dönem; bankalar eşiğe bakılmaksızın kapsamda; diğerleri gönüllü | Ülkelerin mevzuatına aktarımıyla bağlayıcı; TSRS’nin temelini oluşturur | 1.000+ çalışan ve 450 milyon Euro üzeri ciro; yeni kapsam 2027 mali yılından itibaren |
| Materyalite | Finansal materyalite (ISSB temelli) | Finansal materyalite | Çifte materyalite |
| Fiziksel risk yaklaşımı | TSRS 2: akut/kronik riskler, senaryo analizi, 68 sektör cildinden oluşan uygulama rehberi | Akut/kronik riskler, senaryo analizi, iklim dirençliliği açıklaması | ESRS E1; revize ESRS 3 Temmuz 2026’da kabul edildi (zorunlu veri noktalarında %60’ın, toplam veri noktalarında %70’in üzerinde azaltım), Parlamento ve Konsey incelemesinin ardından uygulanacak |
| Güvence | Zorunlu; ilk raporlama yılından itibaren, sınırlı güvenceyle başlıyor (KGK, 5 Eylül 2024) | Standart düzeyinde güvence şartı yok; yerel otoriteye bağlı | Sınırlı güvence kalıcı; makul güvenceye geçiş kaldırıldı |
| Türkiye’deki şirket için anlamı | Sayılan kategoriler için zorunlu ulusal çerçeve; diğerleri için gönüllü | TSRS üzerinden zaten uygulanıyor | Yalnızca büyük AB bağlantılı gruplar; diğerlerine en fazla VSME düzeyinde tedarik zinciri talebi |
TSRS’nin avantajları
ISSB’nin IFRS S1 ve S2 standartlarını esas aldığı için TSRS raporu küresel piyasalarda da anlaşılır ve geçerli sayılır; standart aynı zamanda Türkiye’ye özgü öncelikleri gözetir. TSRS 2 metrikleri; AB Yeşil Mutabakatı kapsamındaki Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), AB Emisyon Ticaret Sistemi ve AB Taksonomisi ile uyumlu tasarlandı; tek raporla birden çok regülasyona hazırlık mümkün.
Sektör spesifik kılavuzlar “Ne raporlayacağım?” sorusuna somut cevap verir; kademeli geçiş ve ilk yıl esneklikleri kapasitenin adım adım gelişmesine imkân tanır; KGK yetkili denetçilerinin güvence denetimi rapor kalitesini güvenceye alır. Omnibus sonrası dönemde bu omurga rolü daha da belirginleşti: birçok Türk şirketi için TSRS raporu, AB’li müşterilerin VSME düzeyindeki değer zinciri taleplerini karşılamada güçlü bir temel işlevi görüyor.
UrClimate Next’in katkısı
Standartlar çerçeveyi çizer; raporlanan her rakamın arkasında ise savunulabilir veri olmalıdır. UrClimate Next, hızlı ve valide edilmiş iklim projeksiyon verilerini tek platformda sunar: Türkiye’de belirli bir üretim tesisinin önümüzdeki 20 yılda karşılaşabileceği ortalama sıcaklık artışı, aşırı yağış frekansı ya da kuraklık riski birkaç tıkla erişilebilir hale gelir. Harita tabanlı görselleştirmeler, risk skorlamaları ve senaryo bazlı analiz araçları; TSRS ve TCFD’nin talep ettiği senaryo analizlerini ve iklim dirençliliği değerlendirmelerini hızlandırır.
Tarihsel hava durumu verilerini işleyerek geliştirdiğimiz UrClimate Score, pek çok meteorolojik tehlike için lokasyon bazlı risk skorları üretir; yatırım planlanan bir lokasyonda dolu fırtınalarının sıklığındaki artış trendi gibi göstergeler yatırım kararlarını şekillendirir. Portföy ve teminat tarafındaki karşılığını ise bankacılık sayfamızda ayrıntılı ele alıyoruz.
Sonuç
TSRS ve küresel standartlar birbirini tamamlıyor: TSRS Türkiye’de kapsamdaki kuruluşlar için zorunlu omurga, ISSB standartları uluslararası paydaşların ortak dili; Omnibus sonrası daralan CSRD bu iş bölümünü daha da netleştirdi. Şirketler TSRS’ye uygun raporlarken GRI veya ESRS gibi çerçevelere referans vererek çifte önemlilik perspektifini gözetebilir; böylece tek bir entegre rapor birden fazla platformda kabul görür. Getirisi ise somut: yeşil finansa daha kolay erişim, yatırımcı ve müşteri nezdinde itibar artışı, uluslararası iş ortaklıklarında uyum avantajı.
Sınırlı güvence denetiminin işlediği bu dönemde kazananlar, iklim riskini bir yükümlülük değil geleceğe yatırım olarak görüp her rakamın arkasına savunulabilir veri koyan şirketler olacak. Fiziksel iklim risklerini raporlama süreci, bu şirketler için işlerini değişen iklim koşullarında dayanıklı ve fırsatlara açık kılmanın anahtarıdır.
Türkiye’deki iklim düzenlemelerinin tarihlerini tek tabloda görmek için Türkiye iklim regülasyon takvimi sayfamıza bakabilirsiniz.
Fiziksel iklim riskinin AAL, PML, PD ve LGD gibi finansal metriklere nasıl çevrildiğini fiziksel iklim riskinin finansallaştırılması sayfamızda anlatıyoruz.
