Veri merkezlerine yönelik gerçekleştirilen CFD analizlerinde, kabin yerleşimine tasarım öncesinde önem verildiği gibi, döşeme altı sistemle çalışan odalarda döşeme altı doluluğunun da mutlaka dikkate alınması gerekir.
Çünkü soğuk koridora ulaşan havanın etkinliğini en çok olumsuz etkileyen faktörlerden biri, döşeme altındaki doluluk oranıdır.
▬ Döşeme altı (raised floor) plenumla beslenen beyaz odalarda, döşeme altında yer alan ekipmanların (UPS modülleri, kablo tavaları, borulamalar, patch paneller vb.) akış karakterini ciddi biçimde değiştirdiğini çoğu zaman devreye alma aşamasında fark ediyoruz.
▬Yaptığımız analizde görüldüğü üzere döşeme altının yoğunluğu soğuk koridordaki ve plenumdaki akış dağılımını tamamiyle etkiliyor.💵
▬Döşeme altı tabii ki boş bırakılamaz, fakat dağılım optimize edilebilir ve sonradan oluşacak sorunların önüne geçilebilir.
Döşeme altı boşluk, idealde homojen bir basınç plenumudur. Ancak:
Plenum içinde engel yoğunluğu arttıkça efektif akış kesiti daralır
Yerel türbülans ve girdap bölgeleri oluşur
Statik basınç dağılımı heterojen hale gelir
CRAC/CRAH ünitelerinden çıkan hava, uzak noktalara yeterli debiyle ulaşamaz.
Buna sonuç olarak:
↓ Soğuk koridor başında yüksek hız, sonda hız düşüşü – %20–40 efektif kesit kaybı
↓ Delikli mazgal ve damperlerin altında beklenen debinin sağlanamaması -İlave basınç kaybı
↓ Rack giriş sıcaklıklarında artış
CFD Analizleri ile:
↑ Döşeme altı ekipman yerleşiminin basınç dağılımına etkisi
↑ Menfez-damper konfigürasyonlarının optimizasyonu
↑ CRAC/CRAH konumlandırma senaryoları
↑ Rack giriş sıcaklık haritaları
Veri merkezi projelerinde CFD yalnızca bir doğrulama aracı değil,
mekanik tasarım kararlarını yönlendiren bir optimizasyon platformu olmalıdır. Bu sayede “Deneme-yanılma” sahaya kalmaz…
